
Kırmızı bir kazağım var.
Ve aynanda mor çorabım.
Şimdi rüküşlük her zaman yapılmaz ya; siyah da ayakkabı lazım.
Ya günün birinde düğün-dernek, çay-yemek olursa?
Çıkar elbiselerimi sandıktan Kazım!!!
Genellikle insanoğlunun en büyük sorunu, hayatını sabote eden binbir çeşit engelin kendi türleri olduğunu sanması kanımca... İnsan insan için var sevgili ihsanoğlu; sorun hep EŞYALARDA!
Kırmızının beyazla buluştuğu anda araya giren siyahların eşliğinde; dekoratiflik uğruna kendi hayatlarımızın ANA DEKORU olmamızda.
Ahşap eşyalarım var benim. Fi tarihinde sevgili ebeveyinim Yüksel-Yücel ikilisi tarafından alınmış; en kaliteli ağaçların (!) en hususi yerlerinden kesilmiş bir kütüphanem, dönünce askılık olan 3 metre uzunluğunda bir aynam var.Ne gariptir ki ben sadece 1 buçuk metreyim! Ah... Sonra birbirinden renkli makyaj malzemelerim. Ortada durmasınlar diye aldığım dolabımı unutmamak gerek, neme lazım; saçılmasın ortalığa cicilerim! Tıka basa anılarla doldurulmuş ve en az 40 kilo gelen komidinim... En hazini de bir dolap; elleriyle çizip benim için yaptırdığı annemin.
"Taşınmak" kelimesini benim için bir kabusa dönüştüren eşyalarımla oturduk baya konuştuk bugün. Sordum onlara ne kadar yükümü aldıklarını. Sustular. Ahşaplar konuşkan değillerdir çok, bir yerlerde okumuştum. İçlerinde haybeye saklanmış, "ben" merkezli dünyamın kıyafetlerini görünce cız etti bedenim. Onu korumak için gerek yok oysa ki onca paçavraya; elbet muhtaçtır o hırkaya birileri, yüzüne bakmayıp etiketiyle kenara attığım ...
Yaşam alanımdaki ahengi, hep kaçmaya çalıştığım o metaların içine hapsetmişim, sobeledim yine bir çelişkimi içimdeki saklambaçta. Ve hazırladım kendimi annemin "ama kızım, o senin bütün yükünü kaldırıyor, sakın ha satma, aman ha atma" yakarışlarına. Çünkü özümüz ne bir dolap, ne bürosit sandalye; ne de bir masa... Biraz geriye gidince, fonksiyonellik sadece incir yaprağında!!!!!
Aidiyet duygumu yarın ilk iş Porsuğa atıyorum. Akabinde bana "haaayır, asla sığamazsın sen o eşyalarla oraya, hem de o kiraya!..." diyen zihniyetlere inat, toplayıp evimin yarısını, kendi minik evime taşınıyorum. Ve soruyorum:
Ey insanoğlu, sığamicağımız neresi var bu evrende, benim ve minik popomun???
Herşey iyi de.
Emlakçı iyi geçiricek.
Hesap numaramı isteyenlere mesaj atabilirim.
Tanrı beni annemin yarın yapacağı düzenli çemkirme seanslarından korusun. Çok amen.
P.s: (Annem için)
Dolabı atmicam tamam söz. Pamuklara sarıp depoya kaldırıcam.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder